Başlık bulamadığım yazı

Genel

13 Temmuz 2015

Bir insan ne kadar değişebilirse o kadar değiştim.
Çünkü aşk böyle bir şeydi. Ben şanslıydım. Yapabileceklerimi gördüm.
Asla yapmam dediklerimi yaptığımı gördüm.
Yaparım sandıklarımın elimi kolumu bağladığını gördüm.

En yakın arkadaşıma “asfaghsh bi adam için bu kadar ağlanır mı be” demiş biri olarak ondan daha fazla gözyaşı döktüğümü gördüm.
Sinirden fırlattığım bir bardağın milyonlarca küçük parçaya ayrılabildiğini gördüm.
Arar duymam diye telefon suratımda uyuyabildiğimi gördüm.
Yolda telefonu açmayınca “kaza mı yaptı” diye panik atak geçirirken,karayollarının telefonunun 159 olduğunu gördüm.
Annesiyle tanıştığım ilk gün otururken ne kadar da melek olduğumu gördüm.
Hastalandığında başında beklerken uykuya ne kadar dirençli olduğumu gördüm.
İşe gitmeden kahvaltı hazırlamak için kalktığımda bir kaç saatlik uykunun da insana yetebildiğini gördüm.
Bir şeyler bulurum terketmek zorunda kalırım diye telefonunu karıştırmamak için kendimi ne kadar tutabildiğimi gördüm.
Mutsuzluktan ölürken arayan anneme “çok iyiyim annem” derken oynadığım neşeli kız rolüyle herhangi bir filmde rahat rahat başrol oynayabileceğimi gördüm.
En nefret ettiğim şeylere katlanabildiğimi gördüm.
Playstationın başından kalkmadığı için gündüzleri gizli gizli fifa oynayıp kendimi geliştirdiğimi gördüm (L1+üçgen havadan ara pas)
Bir sinirle bağırırken aslında isteseymişim opera sanatçısı olabileceğimi gördüm.
Sevdiği yemekleri yaparken içimdeki Emine Beder’i gördüm.
Kırıldığımda, bir koltuğun üzerinde saatlerce otururken aslında Guiness rekorlar kitabına “hiçbir şey yapmadan oturan en uzun insan” olarak adımı altın harflerle yazdırabileceğimi gördüm.
Çiçek gönderdiğinde, getiren adamın sevinçten boynuna atladığımda, bir yabancıya sarılabildiğimi gördüm.
Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını anladığımda düşünen adamdan daha çok düşündüğümü, aslında orda benim heykelimin olmasını istediğimi gördüm.
Kavga ettiğimizde dedem gibi rakı içebildiğimi gördüm.
Whatsapptan, 117 tane A4 kağıdını dolduracak uzunlukta mesaj atabildiğimi, ancak bunun bir müddet sonra gözleri şaşı hale getirdiğini gördüm.
Sarılırken biraz daha sıkarsam bir insanın kemiklerini kırabileceğimi gördüm.
Uykuda, bir insanın sevgilisini izlemenin gerizekalılık olduğunu düşünürken, o gerizekalılardan biri olduğumu gördüm.
Birlikte bir şeyleri var etmenin keyfini gördüm.
“Öyle yapma yanlış. onu böyle yap” derken aslında anaokulu öğretmeni olabileceğimi gördüm.
Haklı ya da haksız adım atabildiğimi gördüm.
Bir sahil kenarında güneşin doğuşunu gördüm.
Sonra bir gün ona böyle giderse bitecek, ileride çok üzülücez geri dönüşü olmayacak dediğimde haklı çıktığımı gördüm.
Ne kadar çok sevmiş olursam olayım bazı şeyleri affedemediğimi ve bir daha asla dönmeyeceğimi gördüm.