SON

Genel

8 Kasım 2017

Bir cümleyle kül oldu bir hikaye.
O akşam üstünü unutamam.
Öfke yoktu bu sefer, kızgınlık yoktu.
Yenilmişlik duygusu bindi bir anda omuzlarıma.

Omuzlarımda zaten bir sürü şey vardı bir de bu eklenince,
Belim bükülmedi desem,
yalan olur.

Sen öyle dersin hep gitmek kolaydır bana.
Yakıveririm bir anda gemileri. İzlerim.
Bu defa ateşe verdiğimde kendim de içindeydim.
Ama yanmadım desem,
yalan olur.

yürüdüm, çok yürüdüm.
Yürümek iyi gelirmiş böyle zamanlarda.
Çökmediğim kaldırım, oturmadığım bank kalmadı.
Ortaköy’den Arnavutköy’e yürürsen bir gün hepsinde gözyaşlarım kalmıştır.
Yani şimdi sana üzülmedim desem ,
yalan olur.

Mutlaka eksiktim.
Matematiğe kafam basmazdı mesela.
Küçük şeyleri dev yapar, her şeyin altında kötü bir şeyler arar, futboldan anlamazdım.
Şiir sevmez, çok edebi cümleleri “Ne demek şimdi bu?” diye sorar,
Gereksiz can sıkardım.
Genellikle kendime yüklenmem ama bu defa sorgulamadım desem,
yalan olur.

Her şey olmaya çalışmanın nasıl bir şey olduğunu sana anlatamam.
Bunu ben istedim.
O uykular, belki üstü açılmıştır diye bölündüğünde annen gibiydim,
Yanlış olduğunu düşündüğüm bir şeye büyük büyük konuşurken baban gibiydim belki bilmiyorum
Bir şişenin dibine düşüp, ağladığımızda, güldüğümüzde sadece sevgili değil dibine kadar dosttum.
Zaman zaman yorulmadım desem,
Yalan olur.

Ben buydum, bu kadardım.
Doğup büyüdüğüm şehir gördüğün kadar, evim yaşadığın kadar, arkadaşlarım konuştuğun kadar,
Ailem tanıdığın kadardı
Hayatımın en kuytu köşelerine bile dahil ettim seni.
Biz neden hep benim hayatımı yaşadık diye düşünmedim desem,
yalan olur.

sakinim artık merak etme.
İnsan başkalarının olduğunu düşündüğü sonlarda böyle oluyormuş sanırım.
Duvarları tekmelemiyormuşsun.
Saksılar fırlatılmıyor, camlar kırılmıyormuş.
Gözün dönmüyormuş.
Karşımda olsa “iki yakasını tutup sarsarım” demiyormuşsun.
Aşırı kırgınlık yüklemesi oluşuyormuş bedende ve kalpte.
Ne kadar gülsen de gözünde yazıyormuş hikaye,öyle diyorlar.
Ve dostluklar çok daha önemli hale geliyormuş.
İki gram ye diye kaşığı zorla ağzına sokuyorlarmış.
Başın onların omuzlarına düşüyormuş artık.
Çok konuştuk.
Herkes hikayenin bir de iyi tarafından baktı.
Ama seni o tarafta bulamadık.
Bilirsin severlerdi seni.
Kimse kötü bir şey söylemedi ama hayal kırıklığına uğramadılar desem,
Yalan olur.

Kocaman bir şaşkınlık ve şarkılar kaldı şimdi bana.
Bitiremediğin kitabın ayracı bıraktığın yerde.
Okumam artık ben de.
Bir de “Neden?” sorusu kafamın içinde.
Ondan da vazgeçiyorum artık Cevabı kalsın sende.
Senin deyişinle küçücük bedenimle sımsıkı sarıldım sana,
Sezen aksunun deyişiyle “acıttım canını sevdikçe”
şimdi,
İyileşeceğim.
açtığın yara beni büyütecek, büyütecek ve daha güçlü bir kadın yapacak.
Sen de zar zor törpülediğim köşelerim belki daha keskin olacak ama bundan sonraki darbeler daha az can yakacak.
Ve bir klarnet sesinde ağlarken tüm şarkılar, kalbim seni yarım kalan en hazin hikaye olarak hatırlayacak.
Bundan sonrasında,
Yolun açık olsun.
Çok sevildin ama,
bunun için pişman değilim desem,
YALAN OLUR.